Basam Başkanı Rifat SAİT;

“Türkiye-Rusya arasındaki sıcak ilişkiler, Avrupa ve ABD’nin Balkanlar ve Ortadoğu’daki soğuk stratejilerini ve bu bölgelerdeki gelir kaynaklarını eritiyor”


AK Parti 24.Dönem İzmir milletvekili ve Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (BASAM) Başkanı Rifat Sait, Balkanlarda yüz yıllardır süren Türk-Rus gerginliği, Avrupa ve ABD’nin işine gelmiştir. Türkler ve Ruslar birbirleriyle savaşıp kan akıttıkça, Avrupa ve ABD, Balkanların gelirini paylaşarak kendi taraflarına akıtmışlardır. Bu durum Ortadoğu için de geçerlidir. Balkanları ve Ortadoğu’yu detaylı incelediğinizde bunu görebilirsiniz, dedi.
Ancak son dönemde durumun değiştiğini belirten Sait, Türkiye ile Rusya arasındaki yakınlık sadece Ortadoğu’da değil Balkanlar’da da stratejileri değiştiriyor, bu durum Avrupa’yı ve ABD’yi tedirgin ediyor, dedi.
Sait, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu’nda düzenlenen “Avrupa’nın Geleceği” temalı oturumda yaptığı konuşmasına atıfta bulunarak önemli açıklamalarda bulundu.
BASAM Başkanı Sait, geçenlerde Avrupa Konseyinde Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un, “Türkiye ya da Rusya’ya yönelen bir Balkanlar istemediği” sözlerini hatırlatarak, aynı Fransa benzer söz ve hareketleri Suriye için de denedi. Şimdi ise Türk-Rus ilişkilerini bozmak için siyasi fitneleri üretiyor, dedi. İlginç bir tevafuk, Kurtuluş savaşında da Sovyetler Birliği (Rusya) ile yaptığımız bir anlaşma ile İngilizler ve Fransızlar geri adım atmışlar, Yunanlılar yenilgiye uğratılmışlardı.
Macron’un “Türkiye ya da Rusya’ya yönelen bir Balkanlar istemiyorum” sözlerini eleştiren Sait, kuşkusuz Fransa ve ortaklarının bu endişesinde, Balkanlarda hizmet veren Türk kurumları; TİKA, Yunus Emre Enstitüleri, Diyanet, Ekonomi Bakanlığı, Anadolu ajansı, TRT ve Dışişlerinin etkisi var dedi. Esasen Balkanları yıllardır Almanya, Fransa ve ABD’nin yönetmeye çalışıyor, Türkiye’nin Rusya ile yakınlaşması, bu ülkeleri ciddi endişelere sevk ediyor, zira Balkan pastasını kaybedebilirler, dedi. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un yaptığı açıklamalar bu yüzden önemlidir diyen Sait, uluslararası diplomasiye “Balkanization” (Balkanlaşma) yani böl-parçala-yönet, tabirini Fransızlar eklediler, zira bölüp-parçalamayı çok iyi biliyorlar, dedi.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un , Ankara-Atina hattında yaşanan Doğu Akdeniz geriliminde de hatalı olduğunu belirten Sait, Türk-Yunan gerginliğinde Fransa’nın maalesef Yunanistan’ın yanında yer aldığını belirtti.
“Fransa’nın Yunanistan’ın yanındayız” mesajı
Bilindiği üzere, Macron, Avrupa Parlamentosundaki oturumda Avrupalı parlamenterlerin sorularını da yanıtlamıştı. Fransa Cumhurbaşkanı, Yunan muhafazakâr parlamenter Notis Marias’ın “Türkiye’nin saldırısı hâlinde, Yunanistan’ı savunur musunuz ve bu amaçla bir stratejik savunma anlaşması imzalar mısınız” şeklindeki sorusuna şu yanıtı vermişti:
“Fransa, egemenliği saldırıya uğrayan her AB üyesi devletin yanında yer alacaktır. Skripal krizinde daha ilk andan itibaren İngiltere’nin yanında yer aldık. Doğu Akdeniz’de tehdit edilen Yunanistan’ın da daima yanında olacağız. Bu konuda birkaç gün önce Yunan Başbakanı Tsipras ile görüştüm. Bulunduğumuz yerde tutumumuz hep böyle olacaktır. Zira aramızda bu dayanışmanın olması müşterek egemenliğimizin kalbinde yatmaktadır”
Fransa’nın bu tutumunu, stratejik bir çelişki olarak niteleyen Sait, Fransa ile Türkiye birer NATO ülkesidir, dolayısıyla bir NATO ülkesi başka bir NATO ülkesi ile silahlı bir gerginliğe giriyorsa, Fransa’ya düşen görev bu iki ülkeyi barıştırmak ya da tarafsız kalmaktır, dedi. Zira bir NATO ülkesine yapılan saldırıyı diğer tüm NATO ülkeleri savunmakla yükümlüdür, böyle olunca Fransa iki NATO ülkesinin gerginliğinde tarafsız ve sessiz kalmak zorundadır, aksi halde Fransa NATO üyeliği ile AB üyeliği arasında bir seçim yapmak zorundadır, dedi.
Sait, Balkanlarda, parçalanma için en büyük tehdit ’in milliyetçilik olduğunu hatırlatarak Fransa, İngiltere ve Almanya bu hassasiyeti sürekli kaşıyor, acilen önlem alınmalıdır, dedi. Sait, 1700’lü yıllarda gerçekleşen Fransız ihtilalindeki milliyetçilik olayını olduğu gibi Balkanlara şırınga ettiler ve Balkanları karıştırdılar, dedi. Sırplara, milliyetçiliği verdiler sonra da Arnavutların üzerine sürdüler, daha sonra sözüm ona müdahale bahanesiyle Fransız uçakları Sırp mevzilerini bombalar gibi yaptılar ama boş yerleri bombaladılar, ardından NATO’nun İtalya’daki üssünden havalanan Türk ve ABD jetleri (Daha çok Türk pilotlar) Sırp hedeflerini birer birer vurunca, Sırbistan geri çekilmek zorunda kaldı, diyen Sait, ilginçtir Birleşmiş Milletler ’in Kosova girmesiyle, UNMIK Kosova Özel Temsilcisi Fransız Bemard KOUCHNER olmuştur, dedi. Hemen ardından ABD, Kosova’da Avrupa’nın en büyük askeri üssü olan Bon Steel’i yaptı. Osmanlı döneminden beri Balkanlardaki madenlere özellikle de Altın madenlerine ilgi duyan Almanya, aynı ilgisini gösteriyor. Bütün bu olayları eski Türk filmlerine benzeten Sait, “Yeşilçam filmlerinde bu sahne vardı. Birileri mahallelinin camını kırar, ardından oraya sözüm ona büyük rastlantı sonucu gelen camcı, kırılan camı onarırdı. Mahalleli de camcıya hem para verirdi hem teşekkür ederdi. “ Tıpkı bu durum gibi olaylar Balkanlarda yaşanıyor, kırılan camı da ABD ve AB ülkeleri onarıyor, oysa o camı kırdıran da onlar, dedi.

Sait, Balkanlarda Sırplarla, Arnavutlar ve Boşnaklar arasında, Yunanistan ile Makedonya ve Arnavutluk arasında camların kırılmasını engelleyelim, camcıya (ABD ve AB ülkeleri) ihtiyaç kalmayacak, Balkanlara barışı getirelim, milliyetçiliği ve gerginliği çıkaralım, savaş değil, ticaret, turizm ve kültürel işbirliği getirelim, camcıya (ABD ve AB ülkelerine) ihtiyaç kalmayacak, sonuçta Türkiye, Rusya ve Balkan ülkeleri birlikte kazanacaklar, dedi.

0 Comments

Henüz Yorum yapılmamış

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir